YAZILAR

Çanakkale Ruhu!
Şehitlerimizi Rahmetle Anıyoruz.

 

   Çanakkale Ruhu!

 

   “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor.

   Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor. ”

 

   Merhum M. Akif Ersoy “ Çanakkale Şehitlerine ” adlı meşhur şiirinde Çanakkale Savaşı’ndaki dehşeti ve aziz Türk evlatlarının kahramanlıklarını çok güzel anlatıyor. Çanakkale Savaşının ruhunu şiirle tam olarak anlamak  mümkün değil diyerek düştük yollara… Lise öğrencilerinden oluşan bir grupla gecenin ilk saatlerinde yola koyulduk. Arkadaşlarıyla geziye çıkmış olmanın verdiği heyecan çocukların gözlerinden hissediliyordu. Bende ise tarifinde zorlandığım ayrı bir heyecan vardı.

 

  “Asım’ın nesli… diyordum ya… Nesilmiş gerçek:

   İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.”

 

  Çanakkale’ye vardığımızda, tur rehberi otobüse binip selam verir vermez coşkulu bir şekilde “Şu boğaz harbini” anlatmaya başlayınca, yukardaki dizeleri daha iyi idrak etmeye başladım.

   250 bin şehidimizin verildiği toprakları adım adım gezerken hüzünlenmemek elde değil. Tarihe adını yazdırmış bir Seyit Onbaşı ile aynı toprağa basmak, sırtımızdaki birkaç kiloluk çantalar bize ağır gelirken, 276 kg top mermisini sırtladığını öğrenmek ,18-20 yaşlarında askere gönderilen ”kınalı kuzuların” vatan aşkını hissetmek, 657. alayın kahramanlıklarını dinlemek, düşman ile arasında 100m mesafe ile başlayıp yer yer 6 metreye kadar düşen siperlere girmek, 3dk. sonra şehit olacağını bile bile ileri atılan Mehmetçiği tanımak, bu vatan uğruna Kars, Hakkâri, Trabzon, Burdur, Diyarbakır, Trablusgarp, Mekke'den gelip omuz omuza savaşmış vatan evlatlarının ruhlarına Fatiha okumak bizi farklı âlemlere götürdü.

  Rüya gibi geçen bir günün sonunda kendi âlemimize geri dönerken tarihi mekânlarda satılan o küçük hediyelerin dışında başka bir şeyler götürebiliyor muyuz  acaba diye düşüncelere daldım.

  Dönüş yolculuğunda, otobüsteki gençleri biraz izlediğimde; savaş alanlarında, siperlerde ve tarihi mekânlarda bulundukları ruh halleri kaybolmak üzereydi bile… Ellerindeki telefonlara, MP3 ve ipod’lara geri dönmüşlerdi. Akif, mısralarında belirttiği “Asım’ ın nesli” bu olmasa gerek. Bir savaş çıktığında şu andaki gençlerimizin tavrı Çanakakale’de genç yaşlarında şehit olan gençler gibi olur mu acaba? Yol boyunca bu sorular kafamı meşgul etti hep.

    İmanla örülen duvar 18 Mart 1915’ te “ Çanakkale Geçilmez! ” dedirtmişti. Yabancı güçler ve düşmanlar yurdumuza karadan ve denizden girememişlerdi. Yıl 2020, 1915 yılında yurda sokmadığımız aynı emperyalist güçler , ülkemize, işyerlerimize, evlerimize girmiş durumda. Aynı evdeki çocuklarımızı bizim yerimize başkaları etkileyip, yönlendirmekte. Nasıl mı? TV ve internet kanalıyla. “Asrın belası” dediğim sosyal medya;  tüm gençleri bir ağ gibi sarmış durumda. Ve tüm gündemi belirleyen o artık. Veliler ne kadar farkında, bilmiyorum ama gençlerin arasında olduğumuz için biliyorum; gençler Instagram, YouTube, Facebook, Twitter,  gibi sosyal iletişim araçları ile yatıp kalkmakta. Akıllı telefonlar sayesinde her yerde internete ulaşan gençler sanal âlemde dolaşmakta.

   Asıl gelmek istediğim nokta, her evin artık bir savaş meydanı haline geldiği günümüzde, gençlerde bu “Çanakkale ruhu” nu tekrar kazandırmak için ne yapabiliriz? Her TV, her cep telefonu ve her bilgisayar ayrı birer cephe haline gelmiş durumda. Bu teknolojik araçları ellerinden almak, onlardan uzaklaştırmak çözüm değil, tam tersine cepheyi terk etmek anlamına gelir. Öncelikle velilerimizin internet kullanımı ile ilgili olarak, çocuklar kadar bilgiye sahip olmaları gerçekten önemli. Devamında çocukların nereye girdikleri, hangi oyunları oynadıklarını takip edip kontrol altına almamız gerekiyor. Çocuklarımıza vakit ayırıp onlarla ilgilenmeliyiz. Çocuklar eskisi gibi sokağa çıkmadığı için asosyal durumdalar. Çocukların internet ortamında değil de sokakta, bahçede, sahada beraber olmalarını sağlamamız lazım.

  Bu ilk adımdan sonra çocukların gündemlerini bizim oluşturmamız ve onları bizim yönlendirmemiz gerekli. Onların ellerinden aldığımızın yerine başka bir şey koymazsak, biz onları pozitif yönlendirmezsek, çatışmadan başka bir şey elde edemeyiz. Tarihi ve sosyal geziler, okunacak kitapların seçimi, sinema ve tiyatro…

Seçici davranarak onları yönlendirmeliyiz. 

 Yeni savaşımız, yeni cephelerimiz hayırlı olsun.

   Gazamız şimdiden mübarek olsun!

 

 

 

                                                                                                                       Mustafa TEZCAN



Görüntülenme: 1416
▪ Yorumlar
Zerrin Yörür (Konu Puanı: 5 / 5)
Hocam kaleminize sağlık yine dört dörtlük bir tespit dileğim yazınızı okuyan her bireyin dikkate alması teşekkürler.
18.03.2020 14:30:54
Av.BÜLENT DEMİR (Konu Puanı: 5 / 5)
Kıymetli Mustafa Tezcan Hocamın yazdığı yazı mükemmel bir yazı olmuş. Hissiyatımıza tercüman olmuşlar ... Tebrik ve teşekkür ederim. Tespit, tahlil ve teşhis mükemmel ... Bir sonraki yazıda reçete ne olmalı ,tedavi metodları nasıl belirlenmeli ve ne şekilde uygulanmalıyı bekliyoruz . Selâmlar Saygılar Av.Bülent DEMİR
18.03.2020 14:35:18
Erol papakçı (Konu Puanı: 5 / 5)
Teşekkğrker hocam güzel bir yazı ve anlatım . Çanakkale geçilmez. Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin.
18.03.2020 14:40:04
(Konu Puanı: 5 / 5)
Gerçek bir destandir Çanakkale..çok anlamlı bir yazı olmuş bizlerde öğretmenler olarak cocuklarimiza bu toprakların kolay kazanilmadigini öğretmeliyiz Asim'in nesilleri bu topraklara sahip çıkmalidir .. ✏️ kaleminize sağlık..
18.03.2020 14:48:47
(Konu Puanı: 5 / 5)
Kaleminize yüreğinize sağlık hocam... Gerçekten elimizden geleni yapmamız gerekiyor... Bu tarz yazılar farkındalık oluşturmak için çok önemli. Herkes ne yapabilirim diye kendisine sorabilmeli...
18.03.2020 15:04:57
Emre Demircan (Konu Puanı: 5 / 5)
Kaleminize yüreğinize sağlık hocam... Gerçekten elimizden geleni yapmamız gerekiyor... Bu tarz yazılar farkındalık oluşturmak için çok önemli. Herkes ne yapabilirim diye kendisine sorabilmeli...
18.03.2020 15:05:54
Yusuf ay (Konu Puanı: 5 / 5)
ÇANAKKALE GEÇİLMEZ. ALLAHIM, TÜM ŞEHİTLERİMİZİN MEKANI CENETT OLSUN. HOCAM KALEMİNİZİN MÜREKKEBİ HİÇ BİZAMAN KURUMASIN DAİM OLSUN. ALLAHA EMANET OLUN.
18.03.2020 15:06:30
Hasan BAHAR (Konu Puanı: 5 / 5)
Çok güzel ifade edilmiş. Çanakkale geçilmez dedirten ecdadımızın acı ve ibretlik anılarla dolu kahramanlık destanının ön sözüdür ÇANAKKALE. Yüreğinize sağlık Mustafa Müdürüm
18.03.2020 15:07:22
A.Kadir Akkaya (Konu Puanı: 5 / 5)
Mustafa Hocam, Çanakkale, bir devrin perişen bir devrin dağılmış bir imparatorluğun yıkık dökük ama gururlu azimli yiğitçe duruş sergilendiği bir mahşer. Dünyadan kopmuş, bilimden uzaklaşmış, makam mansıp ve tembelliğin zirveye çıktığı bir çöküş döneminin hazin hikayesi. Enver Paşanın 90 bin yiğit askeri Kars Allahuekber dağlarında akılsızca kırdırmasının hüznü daha bitmeden, Yemen hüznü daha bitmeden, Rus harbinin acısı daha bitmeden, Trablusgarp ve Medine'den hüzünle dönüş ve yenilgiler bitmeden bir hançer gibi bağrımızdan vurulduğumuz yerdir Çanakkale. Ne kadar gezsek de, Hamasetle gurur duysak da, O aziz şehitleri binler Yasin ve Fatiha ile ansan da bu hazin gerçeğin yalın hali değişmiyor. Milletçe yine aynı hamasete kurban gitmeyelim, milletçe sadece ölenlerle şehitlerle gurur duymayalım. Hamaset ve aşırı gurur bizi mahvetmeden öz evlatlarımızı korumalıyız. Zaman silah dönemi değil kalemle savaş dönemidir. Akla bilime ilme eğitime feraset ve basirete açık olalım. Ne kadar ölürsek o kadar kahramanız değil, ne kadar hayatta kalır yurdun ve insanlığın kurtarıcısı olursak ve zafer ile, akıl ile, insanımızı kurtarmakla ve başarı ile gurur duyalım. Allah bizlere tekrar böyle hezimetler yaşatmasın. Şehit olan 253 bin insan bu milletin en pak evlatlarıydı ve gencecik okuyan zeki yiğit insanlarıydı, gençleriydi. Hayatta olsalardı memleketi onlar inşa edeceklerdi. Demek ki kaçınılmaz bir sondu ve yapacak bir şeyde yoktu. Allah şehadetlerini makbul eylesin, mekanları Cennet olsun inşaallah.
18.03.2020 17:38:33
Meral Pala (Konu Puanı: 5 / 5)
Hocam kaleminize sağlık muhteşem bir yazı olmuş
19.03.2020 17:16:51
▪ Yorum Yaz
Ad Soyad:
Email:
Konu Puanı:
Yorumunuz:
This Is CAPTCHA Image